İçeriğe geç

Ahmet Erbay Yazılar

EŞİN VURMUŞLAR

Geziyor ceylan yalnız başına
Dolanır durur eşin vurmuşlar
Sinekler çökmüş yaşlı kaşına
Hain avcılar tuzak kurmuşlar

Eşin bulamazsın arama boşa
Yazılan gelir bu garip başa
Başını vurma sen taştan taşa
Sanki ağlıyor orda durmuşlar

Döne döne hep arıyor eşini
Vura vura kırmış sanki döşünü
Zalim avcı bırakmamış peşini
Yaralı ceylanın etin burmuşlar

Ceylan seni vuran avcı nerede
Yaralanmış eşin yatar derede
Erbay lanet okur böyle yer ede
Kovalamış ceylanımı yormuşlar

Yorum Bırak

EŞİN ÇOK ÇİRKİN

Ağzına sığmıyor kocaman dişi
Becerikli değil yapamaz işi
Sadece yanında vardır er kişi
Sana yakışmamış eşin çok çirkin

Bu çirkin adama bu nasıl varmış
Neden böyle olmuş yerimi darmış
Mecburen katlanıp sineye sarmış
Sana yakışmamış eşin çok çirkin

Sen gibi güzeli sevip saramaz
Haline bakmıyor birde yaramaz
Tıraşın olup ta saçın taramaz
Sana yakışmamış eşin çok çirkin

Bir toplum içinde tutamaz elin
Odundur eğilmez saramaz belin
Sende çok güzelsin tatlıdır dilin
Sana yakışmamış eşin çok çirkin

Girmiş birbirine kirpiği kaşı
Belli ki senden büyüktür yaşı
Baksana karışmış hep saçı başı
Sana yakışmamış eşin çok çirkin

Çok çirkinmiş yakışmamış yanına
Ahmet gibi saramaz ki canıma
Boş boşuna girmiş senin kanına
Sana yakışmamış eşin çok çirkin

Yorum Bırak

EŞİN BENZERİN YOK

Seni görür görmez eridim aktım
Sen gelip geçtikçe ben sana baktım
Sana vurularak kendimi yaktım
Eşin ve benzerin yok güzel gelin

Sana âşık oldum kendimden geçtim
Güzeller içinden ben seni seçtim
Uğraştım olmadı bir tas su içtim
Eşin ve benzerin yok güzel gelin

Görür görmez hayran kaldım geline
Sarılasım geldi ince beline
Kurban olam senin saçın teline
Eşin ve benzerin yok güzel gelin

Baka kaldım gözlerimi alamam
Çok güzelsin ben duyarsız kalamam
Kimseye güvenip haber salamam
Eşin ve benzerin yok güzel gelin

Ne olursun bir kez öpem sarılam
Olmaz bile desen nene darılam
Gel ikimiz hamur olup karılam
Eşin ve benzerin yok güzel gelin

Acaba ölür mü kız sana saran
Var mı benim gibi arayıp soran
Bu Ahmet Erbay’a vermedin sıran
Eşin ve benzerin yok güzel gelin

Yorum Bırak

EŞİMİN EŞİ YOK

Beni kimselere etmedi muhtaç
Kendisi aç kaldı bırakmadı aç
Kraliçem benim başımdaki taç
Eşimin eşi yok benim nezdimde

Hastalansan bekliyordu başımı
Eksik etmez yemeğimi aşımı
Hep o siler kimse silmez yaşımı
Eşimin eşi yok benim nezdimde

Nereye gitsem yanımda vardı
Gece üşüdüysem beni hep sardı
Eşi benzeri yok vefalı yardı
Eşimin eşi yok benim nezdimde

Yemeği yoksa anında yapar
Ben ona taparım o bana tapar
Öyle marifetli anında kapar
Eşimin eşi yok benim nezdimde

Çabucak yapar börekler kekler
Ben işe giderim o yuva bekler
Daralmaz asla hep ular ekler
Eşimin eşi yok benim nezdimde

Onu çok severim o benim canım
Ben onu evime yapmışım hanım
Ahmet’im fedadır damarda kanım
Eşimin eşi yok benim nezdimde

Yorum Bırak

EŞİM DOSTUM AKRABAM

O bundandır bu şundandır ayırmam
Herkes benim eşim dostum akrabam
Ayrım yapıp hiç kimseyi kayırmam
Herkes benim eşim dostum akrabam

Herkes insan yoktur bizim farkımız
Aynı hayat aynı döner çarkımız
Yan yanadır evimiz ve barkımız
Herkes benim eşim dostum akrabam

Kimisi amcamız kimisi dayı
Farkı yok eşittir bayanı bayı
Kazanır rızkını ayrılmış payı
Herkes benim eşim dostum akrabam

Saygı duyar büyükleri sayarım
Yeri gelir küçüklerle ayarım
Söz verdim mi sanmayın ki cayarım
Herkes benim eşim dostum akrabam

Ahmet Erbay daim uyum sağlarım
Yeri gelir ağlayanla ağlarım
Yasın tutar karaları bağlarım
Herkes benim eşim dostum akrabam

7
1
Yorum Bırak

EŞEK SUDAN GELENECE

Felek var ya bir elime geçersen
Eşek sudan gelenece döverim
Vurmak için hep gençleri seçersen
Eşek sudan gelenece döverim

Ben eşeği su içmeye salarım
Onu salar bende sana dalarım
Suyu içip gelenece çalarım
Eşek sudan gelenece döverim

Yakalarda bir alırsam eline
Hep sayarım ne gelirse dilime
Söylettirmem sana bir tek kelime
Eşek sudan gelenece döverim

Senin var ya bacakların kırarım
Telefonla emniyeti ararım
Seni kovar oralardan ırarım
Eşek sudan gelenece döverim

Ahmet Erbay iyileşmez yaramız
Felek ile biraz açık aramız
Duyulacak her taraftan naramız
Eşek sudan gelenece döverim

Yorum Bırak

ESMERLERİN BİRİSİ

Yaralandım can evimden vuruldum
Beni vurdu esmerlerin birisi
Mail olup kuru yere kuruldum
Baktı durdu esmerlerin birisi

Baka kaldım ben esmerin peşine
Çok dolaştım rastlamadım eşine
Sular durur gerdanına döşüne
Tuzak kurdu esmerlerin birisi

Hayran kaldım onun tatlı diline
Eşi yoktur şu dünyada biline
Kemer takmış o incecik beline
Bülbül yurdu esmerlerin birisi

Ahmet Erbay muradını almadı
Ne yaptıysam ne ettiysem olmadı
Artık söyleyecek sözüm kalmadı
Beni yordu esmerlerin birisi

Yorum Bırak

ESMER GELİN

Ateş gibi insan yakar
Teni güller gibi kokar
Süslüdür kendine bakar
Esmer gelin esmer gelin

Tektir çevremizin gülü
Baldan tatlı var ya dili
O kadar incedir beli
Esmer gelin esmer gelin

Kumral saçı ela gözü
Batmaz asla hiç bir sözü
Pamuktan yumuşak yüzü
Esmer gelin esmer gelin

Ceylandır salınır gezer
Çaktırmadan öyle süzer
İnsanın iflahın üzer
Esmer gelin esmer gelin

Erbay buna dayanmaz can
Kalbim çarpar gördüğüm an
Bu güzele gel de dayan
Esmer gelin esmer gelin

Yorum Bırak

ESKİ KÖYDEN ESER YOK

Bizim köyün sokakları darıdı
Bir zamanlar emmim dayım varıdı
Köyüm bana bir vefalı yarıdı
Eski köyden eser yoktur gel hele

Virane evler hep yıkık dökük
Damları çürümüş birçoğu çökük
Yaşlanmış herkes hep boynu bükük
Eski köyden eser yoktur gel hele

Öylece duruyor kocaman yapı
Terk edip gitmişler kilitli kapı
Çoktan açılmamış tozlanmış sapı
Eski köyden eser yoktur gel hele

Kocaman köyde bir kaç ev kalmış
Oğulun uşağın gurbete salmış
Söyleyin dostlar bu nasıl halmış
Eski köyden eser yoktur gel hele

Çok eskiden işten işe koşardık
Kalabalık hep beraber yaşardık
Düğün dernek eğlenirdik coşardık
Eski köyden eser yoktur gel hele

Ahmet Erbay tanımadım köyümü
Kurşun mu döktürsem yoksa büyümü
Çeşmesinden doldururduk güğümü
Eski köyden eser yoktur gel hele

Yorum Bırak

ESKİ GÜNLER GERİ GEL

Düğün olur gelin damat öğerdik
Sel ağzında dereleri böğerdik
Gelinle kızlarla soku döğerdik
Çabuk geçti eski günler geri gel

Sel gelirdi suya dalar geçerdik
Davar gelir koyun kuzu seçerdik
Çoban sağar köremezler içerdik
Çabuk geçti eski günler geri gel

Bahar geldi dağlar taşlar alardı
Garip çoban kaval alıp çalardı
Arada sürüye kurtlar dalardı
Çabuk geçti eski günler geri gel

Sabahtan çıkardı davarı malı
Gölgelik olurdu bir kuru çalı
Yatardın uyurdun sanki yün halı
Çabuk geçti eski günler geri gel

Irgata giderdi gelinler kızlar
Geçmişi andıkça yüreğim sızlar
Toplanıp beraber çalardık sazlar
Çabuk geçti eski günler geri gel

Bitmezdi dağların yağmuru yaşı
Mantarla dolardı dağların başı
Doldur çantaları evlere taşı
Çabuk geçti eski günler geri gel

Ne tez geçtin doyamadım yıllara
Ahmet Erbay adın yazdı yollara
Saramadım o bembeyaz kollara
Çabuk geçti eski günler geri gel

Yorum Bırak