İçeriğe geç

Ahmet Erbay Yazılar

YOLUN AÇIK OLSUN

Helalleşti benle dedi elveda
Sarıldık öpüştük eyledi veda
Galiba ağlamış gitmiş ses seda
Yolun açık olsun hayırsız gelin

Vedalaştık orda gözüme baktı
Sanki üzerime yıldırım çaktı
O nasıl bakıştı ciğerim yaktı
Yolun açık olsun hayırsız gelin

Bir anda bıraktı ayrıldı benden
Ölürüm ayrılmam diyordu senden
Böyle demiyordu yüzüme dünden
Yolun açık olsun hayırsız gelin

Kesin kararlıysan halimi sorma
Burada bitmiştir hayalin kurma
Eğer gideceksen sakın ha durma
Yolun açık olsun hayırsız gelin

Haberim olmadı gitmiş duymadım
Ne oldu ki daha kanıp doymadım
Hiçbir zaman el yerine koymadım
Yolun açık olsun hayırsız gelin

Yalnız koydun burda Ahmet Erbay’ı
Seninle paylaşsak bu düşen payı
İkna edemedi dost emmi dayı
Yolun açık olsun hayırsız gelin

Yorum Bırak

YOLUMUZ

Pir İmam Alinin yolu yolumuz
Pir İmam Hasana doğru yönümüz
Pir İmam Hüseyin e bağlı günümüz
Zeynel Abidin e niyaz verelim

Muhammed Bakır mümine lazım
Caferi Sadık baharım yazım
Kurban olam sana Musai Kazım
Ol Ali Rızaya yüzler sürelim

On iki İmamlardan Muhammed Taki
Erbay’ım kurbanım Aliyül Naki
Hasan ül Askeri dünyaya baki
Muhammed Mehdiye gidip görelim

Yorum Bırak

YOLLARINI GÖZLEYEREK

Hayli zaman oldu gurbete gitti
Yollarını gözleyerek yoruldum
Ses soluk çıkmıyor kaybolup yitti
Yollarını gözleyerek yoruldum

Ne telefon açtı ne haber saldı
Ne bir mektup yazdı ne telim çaldı
Yaşlandı bedenim az ömrüm kaldı
Yollarını gözleyerek yoruldum

Aylar oldu yollarını gözlerim
Bunca zaman oldu tabi özlerim
Dillerim dolaşır çıkmaz sözlerim
Yollarını gözleyerek yoruldum

Bize sürpriz yapıp kapıyı çalsan
Ölümü sağmışın bir haber salsan
Gurbet elde değil yanımda kalsan
Yollarını gözleyerek yoruldum

Ahmet Erbay senin yoluna bakar
Beklerim gelmezsin sinemi yakar
Ağlarım gözümden yaş çatal akar
Yollarını gözleyerek yoruldum

Yorum Bırak

YOLCUYUM GARDAŞ

Ha bu gün ha yarın elin aşıyım
Verin çeyizimi kendim taşıyım
Sen ağlama anam gözün yaşıyım
Yüklen çeyizimi yolcuyum gardaş

Gardaş dayanamam senin acına
Hakkını helal et küçük bacına
Bakma sen bacının duvak tacına
Yüklen çeyizimi yolcuyum gardaş

Aslan babam kulağına küpeyim
Bir yol uzat ellerini öpeyim
Bazı konuşurum bazı pepeyim
Yüklen çeyizimi yolcuyum gardaş

Gelin oldum telli duvak başımda
Hiç dinmedi akar gözde yaşımda
Baksana ağlıyor can gardaşımda
Yüklen çeyizimi yolcuyum gardaş

Allah ısmarladık siz hoşçakalın
Küçük kardeşimi yanıma salın
Arada bir beni misafir alın
Yüklen çeyizimi yolcuyum gardaş

Ahmet Erbay şimdi ağlamak başlar
Süyüm süyüm akar gözümden yaşlar
Bu ayrılık belli benide haşlar
Yüklen çeyizimi yolcuyum gardaş

Yorum Bırak

YOLCULUĞUN SONU GELECEK

Garip bir yolcuyum yalan dünyada
Elbet yolculuğun sonu gelecek
Bir gün sevenlerim basar feryada
Elbet yolculuğun sonu gelecek

Mutlaka her şeyin bir sonu vardır
Koskoca dünyada yerimiz dardır
Bilin kara toprak en sadık yardır
Elbet yolculuğun sonu gelecek

Hiç kimse kalmamış gelen gidiyor
Dünya tamahıyla fırsat güdüyor
Zaten bırakacak malı nediyor
Elbet yolculuğun sonu gelecek

Sanki ölmeyecek çok olsa malın
Acep düşündü mü ne olur halın
Sevenlerin taşır omuzda salın
Elbet yolculuğun sonu gelecek

Az yaşa uz yaşa sonumuz mezar
Gider komşuların mezarın kazar
Mezarcı oturur mermerin yazar
Elbet yolculuğun sonu gelecek

Herkes gibi Ahmet Erbay ölecek
Çoluk çocuk mirasını bölecek
Yaşıyorken öleceğin bilecek
Elbet yolculuğun sonu gelecek

Yorum Bırak

YOLA GELİRDİ

Neyleyim dostlarım cahil elinden
Yapraklar topraklar kaçar yelinden
Bir tatlı söz bile çıkmaz dilinden
Mal olsa anlayıp yola gelirdi

Güler yüz bilmez suratın asar
Teline dokunsan havayı basar
Açılır çenesi sanma ki susar
Dal olsa anlayıp yola gelirdi

Ay geçer yıl geçer değişmez huyu
Kör olmuş susuz derin bir kuyu
Çökeğe dönmüş içilmez suyu
Lal olsa anlayıp yola gelirdi

Yıllarca Erbay’ın şu bağrı yandı
Huyuna suyuna nasıl dayandı
Uyuyan cahiller hepsi uyandı
Kul olsa anlayıp yola gelirdi

Yorum Bırak

YOKSULLUK ÇEKTİN Mİ Kİ

Nereden başlayım bilmem ki söze
Sen yoksulluk çektin mi ki bilesin
Nasıl anlatayım derdimi size
Sen yoksulluk çektin mi ki bilesin

Yoksulduk cebimde olmazdı para
Renkli bulamazdık giyerdik kara
Fakirlik sinemde açardı yara
Sen yoksulluk çektin mi ki bilesin

Pazar olur gidemezdim pazara
Çalışırdım param olur kazara
Arada bir kulak versen yazara
Sen yoksulluk çektin mi ki bilesin

Çikolata alamazdım çocuğa
Ceket yoktu hasret kaldım gocuğa
Peynir zeytin reçel salam sucuğa
Sen yoksulluk çektin mi ki bilesin

Ahmet Erbay yoksullukla büyüdü
Anne baba özden aldı öğüdü
Odun yapıp yaktı kavak söğüdü
Sen yoksulluk çektin mi ki bilesin

Yorum Bırak

YOKSULLUK

Yoksulluk sen güldürmedin yüzümü
Güldürmedin öldür bari yoksulluk
Yıllar boyu açtırmadın gözümü
Güldürmedin öldür bari yoksulluk

Cebimde çok fazla olmadı param
Hep senin yüzünden çoğaldı yaram
Benim kursağımdan geçmedi haram
Güldürmedin öldür bari yoksulluk

Ayağıma kara lastik giyerdim
Helle çorba demez ne bulsam yerdim
Onunla yetinir çok şükür derdim
Güldürmedin öldür bari yoksulluk

Yağmurlu havada çıkardık dama
Yırtık elbiseler pantolon yama
Kırılır naylonu gererdik cama
Güldürmedin öldür bari yoksulluk

Kara lastik nerde ayakta çarık
Nasırlı ayaklar topuklar yarık
Fesi bulamazdık başımda sarık
Güldürmedin öldür bari yoksulluk

Ahmet Erbay artık tükendi bitti
Muradıma erdim gençliğim gitti
Ben bıktım usandım canıma yetti
Güldürmedin öldür bari yoksulluk

Yorum Bırak

YOKLUK ÇEKMEK NE ZORMUŞ

Param yoktur eşe dosta diyemem
Üzerime yeni bir şey giyemem
Canım ister onu alıp yiyemem
Yokluk çekmek ne zorumuş arkadaş

Aybaşı gelmeden bitiyor param
Biz küstük parayla açıldı aram
Borç verin diyerek kimlere varam
Yokluk çekmek ne zorumuş arkadaş

Kalmadı cebimde harçlığım bitti
Zaten birçoğu da borçlara gitti
Çok geldi fatura başımı ditti
Yokluk çekmek ne zorumuş arkadaş

Para suyun çekti cüzdan tam takır
Beş kuruş kalmadı ben oldum fakır
Elde altın gümüş bende yok bakır
Yokluk çekmek ne zorumuş arkadaş

Yazık Ahmet Erbay çok zorda kaldım
Bir anda borçların içine daldım
Ödedim boyumun ölçüsün aldım
Yokluk çekmek ne zorumuş arkadaş

Yorum Bırak

YOKLUĞUN ÇOK ACI

Biz kardeş gibiydik Azrail aldı
Yokluğun çok acı bunu bil gardaş
Bütün sevenlerin bak öksüz kaldı
Yokluğun çok acı bunu bil gardaş

Sözümüz sözüdü kardeşiz dedik
Beraber çay içip çok ekmek yedik
Lastik bulamayıp giymiştik çedik
Yokluğun çok acı bunu bil gardaş

Ne oldu bir anda hastalık çöktü
Bir anda duydum boynumu büktü
Sevenler ardından gözyaşı döktü
Yokluğun çok acı bunu bil gardaş

Bıraktın bizleri bu nasıl kader
Sardı her yanımı gam ile keder
Sen gittin gardaşım olmuşum heder
Yokluğun çok acı bunu bil gardaş

Maf oldum kırıldı kolum kanadım
Her anım zindan kalmadı tadım
Seninle sağlamdı attığım adım
Yokluğun çok acı bunu bil gardaş

Bu Ahmet Erbay’ın büküldü beli
Sazı düzen tutmaz ötmüyor teli
Yokluğun çok kötü olmuşum deli
Yokluğun çok acı bunu bil gardaş

Yorum Bırak