İçeriğe geç

Kategori: Genel

MAKAMI MEVKİYİ

Asla kimselere veremem emir
Makamı mevkiyi tövbe istemem
Buz gibi soğuyup olamam demir
Makamı mevkiyi tövbe istemem

Kıramam kimseyi hırçın olamam
İşiler bitmedikçe saçım yolamam
Bu yaşta ellere sinir dolamam
Makamı mevkiyi tövbe istemem

Ayırmam kimseyi eşit tutarım
Yapılan hatayı görsem yutarım
Durmadan çalışır sana yatarım
Makamı mevkiyi tövbe istemem

Emredip bu işi yapın diyemem
Alırsan bir şeyi yalnız yiyemem
Spora alıştım takım giyemem
Makamı mevkiyi tövbe istemem

Ahmet Erbay hiç kimseyi kayırmam
Hepsi candır canı candan ayırmam
Hiçbirini kötü diye duyurmam
Makamı mevkiyi tövbe istemem

Yorumlar kapalı

GÜLŞEN HANIM

Bir dileğim vardır Gülşen hanımdan
Verdiğin görevi al ne olursun
Vallahi zor geldi bıktım canımdan
Verdiğin görevi al ne olursun

Karışık sisteme giremez oldum
Giderim önümü göremez oldum
Kendimi işime veremez oldum
Verdiğin görevi al ne olursun

Düşünür dururum canımı sıktım
Bu neyin nesiydi vallahi bıktım
Ustayım sanırdım ben çırak çıktım
Verdiğin görevi al ne olursun

Sistemi bilseydim inan yapardım
Sahip çıkar ben işime tapardım
Gençliğim olsaydı belki kapardım
Verdiğin görevi al ne olursun

Ahmet Erbay bu işe çok üzüldü
Üzüntüden zayıfladı süzüldü
Gel gör hele derilerim yüzüldü
Verdiğin görevi al ne olursun

Yorumlar kapalı

YAŞLILIK ÇÖKTÜ SERİME

Sormayın yaşlılık çöktü serime
Sarkıyor buruştu bakın derime
Sanki bir başkası geldi yerime
Dolaşır çıkmıyor sözlerim artık

Kaçtı görmez oldu gözümün feri
Yok oldu gençliğim gelmiyor geri
Yirmili yaşların başkadır yeri
Yakını görmüyor gözlerim artık

Ne kadar saklasam bellidir yaşım
Döküldü dişlerim ağardı başım
Takma diler ile yiyemem aşım
Baksana buruştu yüzlerim artık

Dizlerim ağrıyor gidemem yola
Her iki adımda veririm mola
O geçen gençliğim gelir mi ola
Yürürken dolaşır dizlerim artık

Ahmet Erbay yürümekten bıkmazdı
Arabayla kolay kolay çıkmazdı
Uzun atar adımların sıkmazdı
Uzundu kısaldı izlerim artık

Yorumlar kapalı

MALUM KÖYÜN YOBAZLARI

MALUM KÖYÜN YOBAZLARI
İnsana hoş geldin demez
Malum köyün yobazları
Kazancını dostla yemez
Malum köyün yobazları

Gelir geçer vermez selam
İki satır etmez kelam
Tarihlerce yazar kalem
Malum köyün yobazları

Görünce eğer başını
Asla kaldırmaz kaşını
Paylaşmaz asla aşını
Malum köyün yobazları

Geçerken suratın asar
Tanıyan bir küfür basar
İnsanlara verir hasar
Malum köyün yobazları

Ahmet Erbay kınar sizi
Yıllar geçse durur izi
Davranışı kırar bizi
Malum köyün yobazları

Yorumlar kapalı

ELİF BENİ BIRAKMA

Sen gidersen türlü çile çekerim
Yalvarırım Elif beni bırakma
Yana yana gün geçtikçe çökerim
Yalvarırım Elif beni bırakma

Issız evde acep ne olur halım
Yel vurup incidir kırılır dalım
Dünya kadar olsa kurtarmaz malım
Yalvarırım Elif beni bırakma

Gözlerimin yaşı durmadan akar
Mazilere dalsam içimi yakar
Tek başıma kalsam bana kim bakar
Yalvarırım Elif beni bırakma

Kurban olam hiç bırakma elimi
Sen gidersen kimler sarar belimi
Bana derler divane mi delimi
Yalvarırım Elif beni bırakma

Yalınız bırakma Ahmet Erbay’ı
Kapımı açmazlar bayanı bayı
Tek nasıl içerim bir demlik çayı
Yalvarırım Elif beni bırakma

Yorumlar kapalı

AĞLAMAYIN BOŞUNA

Ağlıyorken kahkahayla gülenler
Ben ölünce ağlamayın boşuna
Düştüğümde seyretmeye gelenler
Ben ölünce ağlamayın boşuna

Lafım edip ona buna çakanlar
Uzaklardan gizli gizli bakanlar
Hata yapıp ciğerimi yakanlar
Ben ölünce ağlamayın boşuna

Çaktırmadan benim kuyum kazanlar
Hep hakkımda kötü sözler yazanlar
Hatır hürmet bilmeyen o sazanlar
Ben ölünce ağlamayın boşuna

Düşmem için fırsatımı kollayan
Kötülükte eşi dostu sollayan
Benim için kötü haber yollayan
Ben ölünce ağlamayın boşuna

Ahmet Erbay eden mutlak çekecek
Bugün yarın ecel gelip çökecek
Tüm canların dolusunu dökecek
Ben ölünce ağlamayın boşuna

Yorumlar kapalı

ÖLÜM GELSİN

Yaşlanıp ta yataklara düşmeden
Ölüm gelsin ben ölmeye razıyım
Ödem olup oram buram şişmeden
Ölüm gelsin ben ölmeye razıyım

İsyan edip sacım başım yolmadan
Oğlum kızım şikâyeti olmadan
Kıp kırmızı yanaklarım solmadan
Ölüm gelsin ben ölmeye razıyım

Çok yaşlanıp el eline kalmadan
Tüm bedenim kendisini salmadan
İhtiyarlık kapımızı çalmadan
Ölüm gelsin ben ölmeye razıyım

Canım alsın el ayağım tutarken
Dişim sağlam lokmalarım yutarken
Sağa sola dönüp kendim yatarken
Ölüm gelsin ben ölmeye razıyım

Ahmet Erbay ağrı sızı girmeden
Ecel gelsin yaşlılığı görmeden
Vadem dolsun ortalığı germeden
Ölüm gelsin ben ölmeye razıyım

Yorumlar kapalı

YALAN DEMEM HARAM YEMEM

Bile bile söylemedim yalanı
Yalan demem haram yemem Vallahi
Kınıyorum yetim hakkı çalanı
Yalan demem haram yemem Vallahi

Ağzımdan çıkanı tartarak derim
Helal kazancımı gülerek yerim
Doğrudan şaşamam yüzülse derim
Yalan demem haram yemem Vallahi

Yardım isteyene hemen koşarım
Düğünde bayramda güler coşarım
Koş deseler işlerimi boşarım
Yalan demem haram yemem Vallahi

Neyim var neyim yok ikram ederim
Nerede Güleryüz hemen giderim
Dünyada ölüm var malı nederim
Yalan demem haram yemem Vallahi

Ahmet Erbay doğru yoldan şaşamam
Kükreyip te hiç bendimden taşamam
Torpil yapıp engelleri aşamam
Yalan demem haram yemem Vallahi

Yorumlar kapalı

DOĞRU YOLDAN ÇIKAMAM

Eğilmedim asla dik durdu başım
Bile bile doğru yoldan çıkamam
Bazen kahırlanıp döksem de yaşım
Bile bile doğru yoldan çıkamam

Gözümle görmeden iftira atmam
İdam eyleseler dostumu satmam
Yalanla dolanla çamura yatmam
Bile bile doğru yoldan çıkamam

Doğruyu bırakıp eğriye gitmem
Nerede munzurluk orada bitmem
Konuşup kimsenin başını ditmem
Bile bile doğru yoldan çıkamam

Olmayanı olmuş gibi diyemem
Hiç kimsenin ben hakkını yiyemem
Aklar varken karasını giyemem
Bile bile doğru yoldan çıkamam

Kendimi bileli Erbay Ahmedim
Elimi uzatıp haram yemedim
Doğruyu savundum yalan demedim
Bile bile doğru yoldan çıkamam

Yorumlar kapalı

AH ULAN FAKİRLİK

Çalıştım çırpındım olmadı param
Ah ulan fakirlik gözün kör olsun
Aç susuz kalsam da yemedim haram
Ah ulan fakirlik gözün kör olsun

Ne yapsam ne etsem yine olmadı
Benimde el gibi kesem dolmadı
Çok dilek diledim yerin bulmadı
Ah ulan fakirlik gözün kör olsun

Didindim tırmandım olmadı katım
Olmasın isterdim denizde yatım
Kırmızı kiremit balkonlu çatım
Ah ulan fakirlik gözün kör olsun

Dolaşır dünyayı bütün gezerdim
Her ülkenin denizinde yüzerdim
Birçoğunu param ile ezerdim
Ah ulan fakirlik gözün kör olsun

Niye esirgedin Ahmet Erbay’dan
Bana zerre kadar olmadı faydan
Yaşım ilerledi ok çıktı yaydan
Ah ulan fakirlik gözün kör olsun

Yorumlar kapalı