İçeriğe geç

Ay: Ağustos 2026

HER YANIM AĞRIYOR

Yorulma bilmezdim genç iken yaşım
Yaşlandım her yanım ağrıyor artık
Her gün nerdeyse ağrıyor başım
Yaşlandım her yanım ağrıyor artık

Bütün bedenimin kesildi hızı
Ağrıyor her yanım durmuyor sızı
Ne desem takmıyor beni el kızı
Yaşlandım her yanım ağrıyor artık

Döküldü ağzımda kalmadı dişim
Kazma kürek alıp göremem işim
Birkaç zaman sonra kesilir fişim
Yaşlandım her yanım ağrıyor artık

Yorulur vücudum kalmadı tadım
Kaldırıp ayağım atamam adım
Yaşlı bedenime sanki bir yadım
Yaşlandım her yanım ağrıyor artık

Ahmet Erbay gitti buruştu yüzüm
Ne uzak ne yakın görmüyor gözüm
Dillerim dolaşır çıkmıyor sözüm
Yaşlandım her yanım ağrıyor artık

Yorumlar kapalı

MAKAMI MEVKİYİ

Asla kimselere veremem emir
Makamı mevkiyi tövbe istemem
Buz gibi soğuyup olamam demir
Makamı mevkiyi tövbe istemem

Kıramam kimseyi hırçın olamam
İşiler bitmedikçe saçım yolamam
Bu yaşta ellere sinir dolamam
Makamı mevkiyi tövbe istemem

Ayırmam kimseyi eşit tutarım
Yapılan hatayı görsem yutarım
Durmadan çalışır sana yatarım
Makamı mevkiyi tövbe istemem

Emredip bu işi yapın diyemem
Alırsan bir şeyi yalnız yiyemem
Spora alıştım takım giyemem
Makamı mevkiyi tövbe istemem

Ahmet Erbay hiç kimseyi kayırmam
Hepsi candır canı candan ayırmam
Hiçbirini kötü diye duyurmam
Makamı mevkiyi tövbe istemem

Yorumlar kapalı

GÜLŞEN HANIM

Bir dileğim vardır Gülşen hanımdan
Verdiğin görevi al ne olursun
Vallahi zor geldi bıktım canımdan
Verdiğin görevi al ne olursun

Karışık sisteme giremez oldum
Giderim önümü göremez oldum
Kendimi işime veremez oldum
Verdiğin görevi al ne olursun

Düşünür dururum canımı sıktım
Bu neyin nesiydi vallahi bıktım
Ustayım sanırdım ben çırak çıktım
Verdiğin görevi al ne olursun

Sistemi bilseydim inan yapardım
Sahip çıkar ben işime tapardım
Gençliğim olsaydı belki kapardım
Verdiğin görevi al ne olursun

Ahmet Erbay bu işe çok üzüldü
Üzüntüden zayıfladı süzüldü
Gel gör hele derilerim yüzüldü
Verdiğin görevi al ne olursun

Yorumlar kapalı

YAŞLILIK ÇÖKTÜ SERİME

Sormayın yaşlılık çöktü serime
Sarkıyor buruştu bakın derime
Sanki bir başkası geldi yerime
Dolaşır çıkmıyor sözlerim artık

Kaçtı görmez oldu gözümün feri
Yok oldu gençliğim gelmiyor geri
Yirmili yaşların başkadır yeri
Yakını görmüyor gözlerim artık

Ne kadar saklasam bellidir yaşım
Döküldü dişlerim ağardı başım
Takma diler ile yiyemem aşım
Baksana buruştu yüzlerim artık

Dizlerim ağrıyor gidemem yola
Her iki adımda veririm mola
O geçen gençliğim gelir mi ola
Yürürken dolaşır dizlerim artık

Ahmet Erbay yürümekten bıkmazdı
Arabayla kolay kolay çıkmazdı
Uzun atar adımların sıkmazdı
Uzundu kısaldı izlerim artık

Yorumlar kapalı

MALUM KÖYÜN YOBAZLARI

MALUM KÖYÜN YOBAZLARI
İnsana hoş geldin demez
Malum köyün yobazları
Kazancını dostla yemez
Malum köyün yobazları

Gelir geçer vermez selam
İki satır etmez kelam
Tarihlerce yazar kalem
Malum köyün yobazları

Görünce eğer başını
Asla kaldırmaz kaşını
Paylaşmaz asla aşını
Malum köyün yobazları

Geçerken suratın asar
Tanıyan bir küfür basar
İnsanlara verir hasar
Malum köyün yobazları

Ahmet Erbay kınar sizi
Yıllar geçse durur izi
Davranışı kırar bizi
Malum köyün yobazları

Yorumlar kapalı