İçeriğe geç

Ahmet Erbay Yazılar

YAŞLANDIM

Nereden başlayım bilmem ki söze
Nasıl anlatayım derdimi size
Kahrolası hayat gülmedi bize
Hayatımı yaşamadan yaşlandım

Aşık oldum ona bu genç yaşımda
Huri mi var melek mi var karşımda
Savruluyor aşk yelleri başımda
Hayatımı yaşamadan yaşlandım

Kime laf attıysam kabul etmedi
Yapıştı yakama asla gitmedi
Ben yaşlandım ama sevgim bitmedi
Hayatımı yaşamadan yaşlandım

O beni sevmese ben sevdim onu
Biliyordum yoktu bu aşkın sonu
Yaş gelip geçince anladım bunu
Hayatımı yaşamadan yaşlandım

İçlerinden biri kalbimi çaldı
Nice güzellerde çok gözüm kaldı
Anladım bu gönlüm hayale daldı
Hayatımı yaşamadan yaşlandım

Yürü güzel yürü öldürdün beni
Dilerim Allah’ım af etsin seni
Öpüp saramadım bembeyaz teni
Hayatımı yaşamadan yaşlandım

Hadi öcün aldın Ahmet Erbay’dan
Aha ben yaşlandım olmadı faydan
Yiyemedim bana ayrılan paydan
Hayatımı yaşamadan yaşlandım

Yorum Bırak

YAŞLANDIK MI NE

Yaşlandık mı acep bu neyin nesi
Düz yolda alırım derin nefesi
Kulak ağırlaştı duymuyor sesi
Yaş elliyi geçti yaşlandık mı ne

Ne yapsak acaba var mı bir çözüm
Dillerim dolaşır çıkmıyor sözüm
Eskisi kadar da görmüyor gözüm
Yaş elliyi geçti yaşlandık mı ne

Gece gündüz bacaklarım sızılar
Kulaklarım arı gibi vızılar
Suya düşmüş ateş gibi cızılar
Yaş elliyi geçti yaşlandık mı ne

Damarlar gözükmez çekilmiş kanım
Vücudum sızlıyor ağrır her yanım
Biraz hızlı gitsem çıkacak canım
Yaş elliyi geçti yaşlandık mı ne

Simsiyah saçıma düşüyor aklar
Sarkık vücudumu elbisem saklar
Bu Ahmet Erbay’ı mezarlık paklar
Yaş elliyi geçti yaşlandık mı ne

Yorum Bırak

YAŞIYORUM SANMASIN

Eğer şu dünyada huzuru yoksa
Bu dünyada yaşıyorum sanmasın
Hastalık çekiyor dertleri çoksa
Bu dünyada yaşıyorum sanmasın

Dünya malı kör etmişse gözünü
Mala mülke bağlamışsa özünü
Oğlu kızı dinlemezse sözünü
Bu dünyada yaşıyorum sanmasın

Küçüğünü sevip büyük saymazsa
Adam sayıp dost yerine koymazsa
Kendi doyar ama gözü doymazsa
Bu dünyada yaşıyorum sanmasın

Allah vermiş şükür olsun demezse
Usta değil çırak değil çömezse
Kazandığın eşle dostla yemezse
Bu dünyada yaşıyorum sanmasın

Ahmet Erbay yaşayan bir ölüdür
Gözyaşları sanki baraj gölüdür
Su görmeyen sanki sahra çölüdür
Bu dünyada yaşıyorum sanmasın

Yorum Bırak

YAŞIYOR MUSUN?

Yaşıyorum diyen vefalı canlar
Sorarım bir daha yaşıyor musun?
Halini derdini acep kim anlar
Sorarım bir daha yaşıyor musun?

Morali bozulmuş yıkık bir yanı
Belli ki üzülmüş sıkılır canı
Gülmeyi unutmuş kurumuş kanı
Sorarım bir daha yaşıyor musun?

Hayale dalmış düşünür durur
Arada sırada kafaya vurur
Gün güne garibim çekilip kurur
Sorarım bir daha yaşıyor musun?

Ne derdi vardır içine atmış
Ah çekip ağlıyor yollara yatmış
Mevla m bu insanı niye yaratmış
Sorarım bir daha yaşıyor musun?

Susuyor konuşmaz dolmuş gözleri
Düğümlü ip gibi çıkmaz sözleri
Sıkılır utanır asık yüzleri
Sorarım bir daha yaşıyor musun?

Yalancı dünyadan ümidi kesmiş
Dağıtmış kendini hayata küsmüş
Kim bilir nedendir bu hale düşmüş
Sorarım bir daha yaşıyor musun?

Sanki suçlu gibi eğiktir başı
Gözleri dolmuş akıyor yaşı
Yüzüme bakmaz kalkmıyor kaşı
Sorarım bir daha yaşıyor musun?

Yeter Ahmet Erbay bu kadar yeter
Kim seni üzdüyse oda olsun beter
İnşallah bir gün bu çilen biter
Sorarım bir daha yaşıyor musun?

Yorum Bırak

YAŞIYOR SANMAYIN

Eğer ki bir insan mutlu değilse
Yaşıyor sanmayın yaşamıyordur
Her nereye varıp boynu eğilse
Yaşıyor sanmayın yaşamıyordur

Bir toplum önünde eğikse başı
Her gün ağlıyor da dinmezse yaşı
Sahip çıkmıyorsa bacı gardaşı
Yaşıyor sanmayın yaşamıyordur

Ne yapsın anası babası yoksa
Katlanması zordur dertleri çoksa
Düşünüp elini koynuna soksa
Yaşıyor sanmayın yaşamıyordur

Asılmış suratı gülmezse yüzü
Mahcuptur ağızdan çıkmazsa sözü
Sevinçli bir şekilde bakmazsa gözü
Yaşıyor sanmayın yaşamıyordur

Durmadan düşünür yüzünde eli
İçinden çıkamaz olmuştur deli
Kimse sahip çıkmaz buz olur beli
Yaşıyor sanmayın yaşamıyordur

Doğrudur inanın Ahmet Erbay’a
El vasıta bulur o kalır yaya
Yüzleri gülmeyen sanki bir kaya
Yaşıyor sanmayın yaşamıyordur

Yorum Bırak

YAŞIM GELDİ ARTIK

Baksana büyüdüm gelinlik oldum
Yaşım geldi artık evlendir baba
Boyun çok uzadı geliştim doldum
Yaşım geldi artık evlendir baba

Mutfakta her türlü yemek yaparım
El örgüsü kimde görsem kaparım
Birini çok sevdim ona taparım
Yaşım geldi artık evlendir baba

Sabah kalkar ateşimi yakarım
Çamaşırı yıkar ipe takarım
Eşime ve çocuğuma bakarım
Yaşım geldi artık evlendir baba

Bir tanecik yavrun sademi kötü
Toplarım her şeyi yaparım ütü
Pişirir yavruma veririm sütü
Yaşım geldi artık evlendir baba

Ellerim koynumda düşündüm daldım
Her türlü hayattan dersimi aldım
Emsallerim gitti ben evde kaldım
Yaşım geldi artık evlendir baba

Bende eller gibi yuvamı kuram
Çoluk çocuğumla beraber duram
Şu Ahmet Erbay’ı sırtıma vuram
Yaşım geldi artık evlendir baba

Yorum Bırak

YAŞIM ÇOK KÜÇÜK

Evlenmek nedir ki acep ne demek
Nasıl bir şey söylen ister mi emek
Yaşım küçük daha yapamam yemek
Evlendirmen beni yaşım çok küçük

Çok küçüğüm sorumluluk alamam
Ben anasız bu ellerde kalamam
Ellerin yanında mutlu olamam
Evlendirmen beni yaşım çok küçük

Bırakında kendim seçem eşimi
Gücüm yetmez nasıl yapan işimi
Saç üstünde pişiremem bişimi
Evlendirmen beni yaşım çok küçük

Gelinlik giyip de olamam gelin
Küçüğüm kahrını çekemem elin
Yanında kalayım ben anamgilin
Evlendirmen beni yaşım çok küçük

Gençliğim yaşayıp murat almadım
Ahmet derki hiçte mutlu olmadım
Anadan babadan ayrı kalmadım
Evlendirmen beni yaşım çok küçük

14
Yorum Bırak

YAŞI ÇOK KÜÇÜK

Daha çok genç bakmadın mı yaşına
Kıyma ecel kıyma yaşı çok küçük
Aklar bile düşmemiş bak başına
Kıyma ecel kıyma yaşı çok küçük

Evlenip eşiyle yuva kurmamış
Çocuğunu sevip biraz durmamış
Kimseyi incitip sille vurmamış
Kıyma ecel kıyma yaşı çok küçük

Nasıl kıydın ana baba ağlıyor
Bacı kardeş yürekleri dağlıyor
Eşi dostu bütün kara bağlıyor
Kıyma ecel kıyma yaşı çok küçük

Gencecik muradı gözünde kalmış
Sanma ki dünyadan muradın almış
Felek Azrail’i ne çabuk salmış
Kıyma ecel kıyma yaşı çok küçük

Ahmet Erbay derki bu durum acı
Nasıl dayanacak kardeşler bacı
Gözümün bebeği başımın tacı
Kıyma ecel kıyma yaşı çok küçük

Yorum Bırak

YAŞAYAN ÖLÜYÜM

Dertler eksik olmaz benim başımdan
Yaşayan ölüyüm sormayın dostlar
Çok çileler çektim küçük yaşımdan
Yaşayan ölüyüm sormayın dostlar

Küçük yaştan beri yüzüm gülmedi
Yaratana hep çağırdım gelmedi
Yaşarkene öldüm sanma ölmedi
Yaşayan ölüyüm sormayın dostlar

Artık çekemiyom bu kadar derdi
Acı zulüm keder hep bana verdi
Ararım bulamam mert oğlu merdi
Yaşayan ölüyüm sormayın dostlar

İsyan ediyorum verdiğin yeter
Ölmeden öldürdün sen ettin beter
Ateş yanmayınca duman mı tüter
Yaşayan ölüyüm sormayın dostlar

Düşüne düşüne ağrıttın başım
Ne hallere koydun genç iken yaşım
Zehir oldu bana ekmeğim aşım
Yaşayan ölüyüm sormayın dostlar

Sormayın dostlarım derdim pek çoktur
Bitmeyen derdimin dermanı yoktur
Ahmet’im neylesin çektiğim şoktur
Yaşayan ölüyüm sormayın dostlar

Yorum Bırak

YAŞAYAN BİR ÖLÜYÜM

Oturdum ağlarım yalnız başıma
Kimseler bakmıyor akan yaşıma
Ölüm tarihimi yazın taşıma
Yaşamıyom yaşayan bir ölüyüm

Görenler sanıyor dolaşır gezer
İnsanlar anlamaz canından bezer
Yalancı dünyadan hileler sezer
Yaşamıyom yaşayan bir ölüyüm

Takal tukal dolaştırır kendini
Sel vurmuşta yıkıvermiş bendini
Ne yaptıysam yenemedim fendini
Yaşamıyom yaşayan bir ölüyüm

Düşünür dururum kasavet dolu
Her nereye varsa kesildi yolu
Ne yapsa kalkmıyor kanadı kolu
Yaşamıyom yaşayan bir ölüyüm

Bu Ahmet Erbay’ın gülmüyor yüzü
Kötü kaderimin kör olsun gözü
Çeker konuşurum almıyor sözü
Yaşamıyom yaşayan bir ölüyüm

Yorum Bırak