İçeriğe geç

Yazar: Ahmet Erbay

ÇAĞIR ALİ’Yİ

Sıkışıp kaldıysan düşünce dara
Allah ve Muhammed çağır Ali’yi
Dışardan görünmez açtıysa yara
Allah ve Muhammed çağır Ali’yi

Kimseler sormazsa hatırın halın
Kuytu bir köşede kaldıysan yalın
Dostum dediklerin kırdıysa dalın
Allah ve Muhammed çağır Ali’yi

Kaza ile bir iş gelse başına
Eşin dostun acımazsa yaşına
Sakın ha güvenme can gardaşına
Allah ve Muhammed çağır Ali’yi

Dara düştüğünde bunları çağır
Çıkıp bir yüceye diyemem bağır
Her yerde hazırlar değiller sağır
Allah ve Muhammed çağır Ali’yi

Ahmet Erbay kullar ile avunma
Şirk koşup ta softaları savunma
Onun bunun sözlerine sığınma
Allah ve Muhammed çağır Ali’yi

Yorum Bırak

BUNDAN YILLAR ÖNCE

Görür görmez aşık ettin sen beni
Bundan yıllar önce neredeydin sen
Dolaştım civarda görmedim seni
Bundan yıllar önce neredeydin sen

Karşıma çıksaydın genç iken yaşım
Ağarıp dökmeden siyahken başım
Ağarıp durmadan kirpiğim kaşım
Bundan yıllar önce neredeydin sen

Vefasız yüzüme çok güzel baktı
Bir anda beynime şimşekler çaktı
O nasıl bakıştı yüreğim yaktı
Bundan yıllar önce neredeydin sen

Şöyle baktım pamuk gibi elleri
Saran ölmez çok incecik belleri
Öpmeye doyulmaz tatlı dilleri
Bundan yıllar önce neredeydin sen

Ahmet Erbay yaşım yirmi demeden
Rastlasaydım hayat bizi yemeden
Bir buse alırdım tombul memeden
Bundan yıllar önce neredeydin sen

Yorum Bırak

ONUN YÜZÜNDEN

Ne işler getirdi benim başıma
Ölürsem bilin ki onun yüzünden
Zehir kattı ekmeğime aşıma
Ölürsem bilin ki onun yüzünden

Beni uğratacak dermansız derde
O eski saygılar sevgiler nerde
Kötülük buluyor beni her yerde
Ölürsem bilin ki onun yüzünden

Yaşamam ölürüm böyle giderse
Daima işlerim gidiyor terse
Beni sevmediğin yüzüme derse
Ölürsem bilin ki onun yüzünden

Acımadan derde salar başımı
Son zamanda silmez oldu yaşımı
Ölmeden yazdırdı mezar taşımı
Ölürsem bilin ki onun yüzünden

Ahmet Erbay gelir Tokat ilinden
Şiir yazar bal akıyor dilinden
Nasıl kurtulayım onun elinden
Ölürsem bilin ki onun yüzünden

Yorum Bırak

GELİR OLSAYDI

Bize yakışmazdı köyünden geçmek
Köyünde azıcık gelir olsaydı
Kimse istemezdi gurbete göçmek
Köyünde azıcık gelir olsaydı

Baraj göllerinin içilmez suyu
Bu gurbet ellerin bozulmuş huyu
Giderdim köyüme vururdum kuyu
Köyünde azıcık gelir olsaydı

Köyümde yaşardım mis gibi hava
Söz konusu geçim böyledir dava
Bahçeyi yapardık gelince tava
Köyünde azıcık gelir olsaydı

Yaz gelince meyve sebze ekerdik
Bahar aylarında dikme dikerdik
Zamanı gelince pancar sökerdik
Köyünde azıcık gelir olsaydı

Ahmet Erbay ben köyümde kalırdım
Köyümde tertemiz hava alırdım
Azıcık parayla mutlu olurdum
Köyünde azıcık gelir olsaydı

Yorum Bırak

YAVRULARIM GELSİN

Bir dileğim vardır Azrail senden
Yavrularım gelsin sen de öyle gel
Yavrular gelmeden isteme benden
Yavrularım gelsin sen de öyle gel

Gözümle görmeden canımı alma
Boşuna uğraşıp eceli salma
Veremem canımı kusura kalma
Yavrularım gelsin sen de öyle gel

Hepsini çağırdım düştüler yola
Yoruldu kaldılar verdiler mola
Sakın ha düşünme gelir mi ola
Yavrularım gelsin sen de öyle gel

Çocuklarım toplaşınca başıma
Belli acımazsın akan yaşıma
Adımı yazarsın mezar taşıma
Yavrularım gelsin sen de öyle gel

Ahmet Erbay vereceğim canımı
Kurutursun damardaki kanımı
Çevirip durursun dört bir yanımı
Yavrularım gelsin sen de öyle gel

Yorum Bırak

UNUTTUM BİLE

Sana aşık oldum bekarken daha
Vallahi ben seni unuttum bile
Çoluğa çocuğa karıştık aha
Vallahi ben seni unuttum bile

Tenha bir köşede tuttum elini
Açtım kollarımı sardım belini
Sarılıp öpmüştüm tatlı dilini
Vallahi ben seni unuttum bile

Çok gençti yaşımız daha çok toyduk
Tecrübe yaşadık her şeye doyduk
Anladık sonunda mesafe koyduk
Vallahi ben seni unuttum bile

Tükendi o günler geldi de geçti
Şimdi herkes kendi yolunu seçti
Evlendi barklandı yeminler içti
Vallahi ben seni unuttum bile

Ahmet Erbay gider kendi yoluna
Bakmaz oldu sağına ve soluna
Herkes taktı bileziği koluna
Vallahi ben seni unuttum bile

Yorum Bırak

BU YAPTIKLARIN

Hiç seni kırmadan iyilik yaptım
Zoruma gidiyor bu yaptıkların
Canımsın diyerek ben sana taptım
Zoruma gidiyor bu yaptıkların

Hayatım boyunca hep beni ezdin
Hatasız kul gibi başı dik gezdin
Sanki benim gibi canından bezdin
Zoruma gidiyor bu yaptıkların

Hiç mi acımadın akan yaşıma
Çalıştım çırpındım yalnız başıma
Zehir kattın ekmeğime aşıma
Zoruma gidiyor bu yaptıkların

Hakkımı çok yedin kızarmaz yüzün
Yerde böcek gibi görmedi gözün
Sanki bir ok gibi saplanır sözün
Zoruma gidiyor bu yaptıkların

Ahmet Erbay yeter tükendim bittim
Gözümü kapatıp yoluma gittim
Seni yaratana havale ettin
Zoruma gidiyor bu yaptıkların

Yorum Bırak

ZENGİNE YAKLAŞMA

Davul bile çalar dengi dengine
Dengin değil ise varma zengine
Eğer dengin ise bakma rengine
Zengine yaklaşma dengin değilse

Peçete misali kullanır atar
Bakmadan yaşına anında satar
Yaptığı her şeyin üstüne yatar
Zengine yaklaşma dengin değilse

Dünyayı dolaşıp dengini ara
Bilesin zenginin her şeyi para
Sinene onulmaz açarlar yara
Zengine yaklaşma dengin değilse

Cicim aylarında o senden bıkar
Gelecek kurduğun hayalin yıkar
Postalar senide arkandan bakar
Zengine yaklaşma dengin değilse

Ahmet Erbay kıymetini bilemez
İşi biter inan seni dilemez
Sanmayın ki bir çırpıda silemez
Zengine yaklaşma dengin değilse

Yorum Bırak

BİNDİM OTOBÜSE

Birkaç gün önceden biletim aldım
Bindim otobüse az kaldı anam
Topladım valizim yollara daldım
Bindim otobüse az kaldı anam

Kalaylı tepside bağla böreği
Sobada yaparsın yağlı çöreği
Dayanmaz vallahi ana yüreği
Bindim otobüse az kaldı anam

Babama söyleyin sobayı yaksın
Havada serindir odunu çaksın
Annem arada bir yollara baksın
Bindim otobüse az kaldı anam

Böreğin yanına demleyin çayı
Bize de düşer mi bir aslan payı
Toplansın bizlere emmi ve dayı
Bindim otobüse az kaldı anam

Ahmet Erbay terlikleri giyelim
Şöyle bir keyifle yemek yiyelim
Çekilip kenara şükür diyelim
Bindim otobüse az kaldı anam

Yorum Bırak

TOKAT’A GİDERSEN

Şu Tokat ilini ne çok özledim
Tokat’a gidersen beni de götür
Yıllık izin gelsin diye gözledim
Tokat’a gidersen beni de götür

Güzel memleketim gözümde tüttü
Her taraf yeşerdi guguklar öttü
Gurbette kimseler kalmadı gitti
Tokat’a gidersen beni de götür

Çok özledim ana baba gardaşı
Gençleri eğlerdi bükmeli başı
Pişirin yiyelim bir bulgur aşı
Tokat’a gidersen beni de götür

Kimse bakmaz kurusuna yaşına
Hasret kaldım toprağına taşına
Toplanırdık çeşmelerin başına
Tokat’a gidersen beni de götür

Ahmet Erbay durmaz kuşların sesi
Yıllardır gitmedim bu neyin nesi
Bu gurbetin kahrı bana mı kesi
Tokat’a gidersen beni de götür

Yorum Bırak