İçeriğe geç

Yazar: Ahmet Erbay

EVLİ MİSİN BEKAR MISIN?

Giyinmiş kuşanmış gelir geçersin
Evli misin bekar mısın güzelim
Selamım almadın adam seçersin
Evli misin bekar mısın güzelim

Sırtına giyinmiş nakışlı saya
Sıvamış kolları ağcacık maya
Yoldaşın olayım gelirken yaya
Evli misin bekar mısın güzelim

Allamış pullamış başında yazma
Kulakta küpeler burnunda hızma
Bir sual sorayım sakın ha kızma
Evli misin bekar mısın güzelim

Rüzgarlar dağıtmış saçın telini
Kuşağın bağlamış sıkmış belini
Hem kızı andırır hem de gelini
Evli misin bekar mısın güzelim

Ahmet Erbay hayran kaldı boyuna
Çok güzelsin kurban olam soyuna
Gel cevap ver giderim ben suyuna
Evli misin bekar mısın güzelim

Yorum Bırak

ZENGİNLER YİYEMEZ

Kağıttır adına diyorlar para
Zenginler yiyemez fakir bulamaz
Kimine mutluluk kimine yara
Zenginler yiyemez fakir bulamaz

Parasın harcamaz avucun sıkar
Doldurur kasasın sayamaz bıkar
Cebinden euro ve dolarlar çıkar
Zenginler yiyemez fakir bulamaz

Cebini kabartır cüzdanı dolu
Birazcık fakiri güldürsen nolu
Garipler düz yolda şaşırır yolu
Zenginler yiyemez fakir bulamaz

Zengin yemez biriktirir malını
Kimse bilmez fakirlerin halını
Kahvaltıda peynir zeytin balını
Zenginler yiyemez fakir bulamaz

Ahmet Erbay bulamadı dengini
Kadir mevlam ıslah eyle zengini
Zengin fakir belli eder rengini
Zenginler yiyemez fakir bulamaz

Yorum Bırak

LOŞLAMA VAR

Acep hasta mıyım kalkmıyor kolum
Bende bir loşlama var doktor beyim
Durmadan yürürüm bitmiyor yolum
Bende bir loşlama var doktor beyim

Geceleri uyku girmez gözüme
Yaklaş biraz bak sararan yüzüme
Ağırlık var inan benim sözüme
Bende bir loşlama var doktor beyim

Belli işte sorma benim yaşımı
Kaldıramam kirpiğimi kaşımı
Yastıklara koyamıyom başımı
Bende bir loşlama var doktor beyim

Gerekirse serum falan takarsın
Filim çektir birde ona bakarsın
Ya hap verir ya da iğne kakarsın
Bende bir loşlama var doktor beyim

Ahmet Erbay düştü senin eline
Kendim verdim yağmuruna yeline
Kapıldım ben bu dünyanın seline
Bende bir loşlama var doktor beyim

Yorum Bırak

BENİ KOYUP GİTME

Gece gündüz yalvarırım Allah’a
Beni koyup gitme ne olur hanım
İçimden geçeni derim Vallaha
Beni koyup gitme ne olur hanım

Ne eşim ne dostum kapımı çalmaz
Bir gece yatılı misafir kalmaz
Yeni birin bulsam yerini almaz
Beni koyup gitme ne olur hanım

Çoluk çocuk gelip demezler baba
Hal hatırım sormaz hısım akraba
Biliyorum olmaz göstersem çaba
Beni koyup gitme ne olur hanım

Yalnız olmak tek Allah’a yakışır
Kimse gelmez uzaklardan bakışır
Ölüm gelmez zaman ile çakışır
Beni koyup gitme ne olur hanım

Garip Ahmet Erbay sürünür ölmez
Eşim dostum kaçar yanıma gelmez
Tek başıma eve yüzlerim gülmez
Beni koyup gitme ne olur hanım

Yorum Bırak

YABANCI KOYMA

Eğer vatanında huzur istersen
Sakın vatanına yabancı koyma
Sende benim gibi tepki göstersen
Sakın vatanına yabancı koyma

Gün gelir bizlere olurlar düşman
Ülkeye koymayın olmadan pişman
Çökerler vatana kalırlar şişmen
Sakın vatanına yabancı koyma

Bunca toprakları satanlar toktur
Bir bakın etrafa yabancı çoktur
Bizim bizden başka dostumuz yoktur
Sakın vatanına yabancı koyma

Bu sözlerle uyarırım sizleri
Kendi vatanımdan kovar bizleri
Geçmeyip yıllarca kalır izleri
Sakın vatanına yabancı koyma

Ahmet Erbay bayrağımız inmesin
Camilerden ezanımız dinmesin
Fırsat vermen başımıza binmesin
Sakın vatanına yabancı koyma

Yorum Bırak

BİR SERVETİM VAR

Çok daha değerli dünya malından
Evlat diye bir servetim var benim
Üzülsen ağlasan anlar halından
Evlat diye bir servetim var benim

Hiç durmadan peşlerinden koşarım
Çalışsam da işlerimi boşarım
Onlar gelse eğlenirim coşarım
Evlat diye bir servetim var benim

Parka gider salıncakta sallarım
Oturamam bir görseniz hallarım
Öyle tatlı şeker şerbet ballarım
Evlat diye bir servetim var benim

Bakkala gidersin tutar elinden
Konuştukça bal damlıyor dilinden
Çok tatlıdır oğuldan ve gelinden
Evlat diye bir servetim var benim

Ahmet Erbay derki onları korun
Yorulup ölsek te olmuyor sorun
Tadından yenmiyor bal gibi torun
Evlat diye bir servetim var benim

Yorum Bırak

SEN NASIL ANASIN

Çocuğu doğurup çöplere atmış
Sen nasıl anasın vicdanın yok mu?
Üç beş kuruş için ellere satmış
Sen nasıl anasın vicdanın yok mu?

Dokuz ay dokuz gün taşıdın onu
Daha körpe iken terk ettin bunu
Acep nere varır bu işin sonu
Sen nasıl anasın vicdanın yok mu?

Ne çabuk usandın ne çabuk doydun
Hiç mi acımadan poşete koydun
Vicdanın kurusun sade mi toydun
Sen nasıl anasın vicdanın yok mu?

Karnında taşıdın aylardan beri
Ananın yanıdır çocuğun yeri
Bırakıp giderken baktın mı geri
Sen nasıl anasın vicdanın yok mu?

Ahmet Erbay kızdı sana ne edim
Şiiri yazarken kendi mi yedim
Aklıma geldikçe kötü laf dedim
Sen nasıl anasın vicdanın yok mu?

Yorum Bırak

YAŞLANDI BEDENİM

Yaşlandı bedenim ağrı mı ağır
Gözlerim görmüyor kulağım sağır
Allah’ı seversen bir komşu çağır
Bir bardak suyumu içemiyorum

Gece gündüz birbirine eklerim
Allah’a yalvarır ölüm beklerim
Sağımı solumu zorla peklerim
Sıcacık yuvamdan geçemiyorum

Mal canın yongası derdi büyükler
Bu kadar zorluğu sırtıma yükler
Dikildi Azrail başımda bekler
Bırakıp ahrete göçemiyorum

Suçum yoksa varıp özür dilemem
Yaklaşıp ta gözyaşını silemem
Dostum kimdir düşmanım kim bilemem
Dost ile düşmanı seçemiyorum

Ahmet Erbay damardaki kanımsın
Asla geçmem ciğerimsin canımsın
Yemin olsun vallahi bir yanımsın
Sizlere bir değer biçemiyorum

Yorum Bırak

AHMET’İMİ GÖRDÜN MÜ?

Yeni evlenmiştik gurbete gitti
Yolcu benim Ahmet’imi gördün mü?
Haber alamadım kaybolup yitti
Yolcu benim Ahmet’imi gördün mü?

Aylar yıllar geçti haber alamam
Kışın soğuk tek başıma kalamam
Yerini bulup ta selam salamam
Yolcu benim Ahmet’imi gördün mü?

Gitti gelmez ne aradı ne sordu
Burada hasetlik beni çok yordu
Ağladım başıma yığıldı ordu
Yolcu benim Ahmet’imi gördün mü?

Çok özledim asık yüzüm gülmüyor
Yollarını bekliyorum gelmiyor
Hasretinden yanıyorum bilmiyor
Yolcu benim Ahmet’imi gördün mü?

Ahmet Erbay yar öldü mü kaldı mı
Üşür diye çorap saldım aldı mı
Posta gelmez acep mektup saldı mı
Yolcu benim Ahmet’imi gördün mü?

Yorum Bırak

GİDEMEM ŞİMDİ

Güzel köyüm her gün seni anarım
O güzel köyüme gidemem şimdi
Gurbet elde gençliğime yanarım
O güzel köyüme gidemem şimdi

Mal davarı birbirine katardık
Yaz ayında dağda kalır yatardık
Odun toplar ateşleri çatardık
O güzel köyüme gidemem şimdi

Bacılar gelirdi başında fesi
Çilemi Allah’ım bu neyin nesi
Her yerden gelirdi çan kelek sesi
O güzel köyüme gidemem şimdi

Gece gündüz mal peşinde gezerdik
Öğlen vakti ırmaklarda yüzerdik
Su içerken sülükleri süzerdik
O güzel köyüme gidemem şimdi

Ahmet Erbay işte değişti asır
Geceler yatardık altında hasır
Toprakla uğraşır elleri nasır
O güzel köyüme gidemem şimdi

Yorum Bırak