İçeriğe geç

Yazar: Ahmet Erbay

YAVRULARI GÖRMEYİNCE

Ambulans sireni acı ötüyor
Çocuklarım gözlerinde tütüyor
Zaten benim derdim bana yetiyor
Yavruları görmeyince ölmeyim

Hastanede bağladılar kolumu
Ameliyat acır böyle olumu
Sevenlerim bekler benim yolumu
Yavruları görmeyince ölmeyim

Doktor beyim aman gel beni kurtar
Hasretim bitmiyor özlemim artar
Hemşire başımda kilomu tartar
Yavruları görmeyince ölmeyim

Eşimi seviyom doymadım daha
Onun varlığına biçilmez paha
Oturdum yalvardım o ulu şaha
Yavruları görmeyince ölmeyim

Onlardan başkasın görmüyor gözüm
Yavrular gözümde bir salkım üzüm
Ahmet Erbay sana bu benim sözüm
Yavruları görmeyince ölmeyim

Yorum Bırak

YAVRU YAVRU DİYEREK

Benim derdim hiç kimseye tay değil
Küskün benle asır değil ay değil
Yemek yenmez kahve acı çay değil
Ağlarım ben yavru yavru diyerek

Günlerdir ki uyku girmez gözüme
Konuşmuyor cevap vermez sözüme
Nettim yavru bakmıyorsun yüzüme
Ağlarım ben yavru yavru diyerek

Affet beni senden özür dilerim
Kaç gün oldu yavru deyi melerim
Senin için dağı taşı delerim
Ağlarım ben yavru yavru diyerek

Yavrum konuşmuyor bana da küstü
Geliyor gidiyor selamı kesti
Artık olan oldu kırıldı testi
Ağlarım ben yavru yavru diyerek

Ahmet Erbay ben kuzumu özledim
Barışırız belki diye gözledim
Ağladım hep gözyaşımı gizledim
Ağlarım ben yavru yavru diyerek

Yorum Bırak

YATALAK KALASIN

Yatalak kalasın her yanın delsin
Çok zayıf düşesin rüzgarlar çelsin
Ciğerin çürüsün parçalar gelsin
Verem olsun ciğerlerin çürüye

Felç geçire tutmaz olsun dizlerin
Konuşama hiç çıkmasın sözlerin
Aklar düşsün göremesin gözlerin
O mavi gözüne puslar yürüye

Sana haram olsun mekânlar yurtlar
Bir yana döneme çürüsün sırtlar
Bedende yaranı sarsın hep kurtlar
Vücutta yaranı kurtlar bürüye

Dilerim oluşur her yanın yara
Kafayı yiyesin tutsun hep sara
Tanrın öldürmesin ölümü ara
Öldürmeye sürüm sürüm sürüye

Elbet bilir Ahmet Erbay işini
Kötülükler bırakmasın peşini
Kurtlar kuşlar yesin senin leşini
Üleşini kepçe ile kürüye

Yorum Bırak

YAŞLISIN DEDİ

Bir güzeli görüp düştüm peşine
Saçların ağarmış yaşlısın dedi
Dedim güzel rastlamadım eşine
Saçların ağarmış yaşlısın dedi

Laf söz olur çıkma sakın yoluma
Yakışmazsın takmam seni koluma
Bomboş olsa almam asla soluma
Saçların ağarmış yaşlısın dedi

Bir daha sakın karşıma çıkma
El alem görürde sen beni yakma
Emsalim değilsin kusura bakma
Saçların ağarmış yaşlısın dedi

Belin kamburlaşmış dökülmüş dişin
Uğraşma benimle yok mudur işin
Ben daha çok gencim olamam eşin
Saçların ağarmış yaşlısın dedi

Kalbini kırarım peşimi bırak
Sana hayırım yok benden ol ırak
Ne garson olursun nede bir çırak
Saçların ağarmış yaşlısın dedi

Ahmet Erbay yeter artık gideyim
Yaşın geçmiş artık seni nedeyim
Bana bir bak daha taze fideyim
Saçların ağarmış yaşlısın dedi

Yorum Bırak

YAŞLANMIŞIN SEN

Genç ömrünü verme poyraza yele
Saçlarını döker döndürdü kele
Geriye dönüp de şöyle bak hele
Yorulmuş bedenin yaşlanmışın sen

Bastonu hazırla yaklaştı günler
Yel gibi savuştu bu günler dünler
Dostların unutur söylenmez ünler
Yorulmuş bedenin yaşlanmışın sen

Elin titreyecek sofra başında
Beyazlar çıkacak siyah kaşında
Yokuşta kalırsın elli yaşında
Yorulmuş bedenin yaşlanmışın sen

Gençliğin gidiyor tükendi yıllar
Saçında başında ağarır kıllar
Ağır yük olunca kaldırmaz kollar
Yorulmuş bedenin yaşlanmışın sen

Ahmet Erbay her bir yana koşardı
Genç olsaydı bu dünyada yaşardı
Bir çırpıda dağı taşı aşardı
Yorulmuş bedenin yaşlanmışın sen

Yorum Bırak

YAŞLANMIŞIN GÖRDÜN MÜ?

Saçların ağarmış dişin dökülmüş
Kamburun çıkmış ta belin bükülmüş
Ayaklar gitmiyor ömrün sökülmüş
Gençlik gitmiş yaşlanmışın gördün mü?

Koşarak giderdin işin başına
Aklar düşmüş o simsiyah kaşına
Bayağı gitmişsin baktım yaşına
Gençlik gitmiş yaşlanmışın gördün mü?

Bastona düşmüşsün fehmetmez gözün
Çoluğa çocuğa geçmiyor sözün
Ağrılar çoğalmış tutmuyor dizin
Gençlik gitmiş yaşlanmışın gördün mü?

Kaşığı tutamaz titriyor elin
Zorla konuşursun tutulur dilin
Tanınmaz olmuşsun komşular gelin
Gençlik gitmiş yaşlanmışın gördün mü?

Ahmet Erbay yaşın geldi geçiyor
Gelen gider bu dünyadan göçüyor
Sanmayın Azrail adam seçiyor
Gençlik gitmiş yaşlanmışın gördün mü?

Yorum Bırak

YAŞLANMIŞIN EL KIZI

Huri melek gibi ne çok güzeldin
Yaşın geçmiş yaşlanmışın el kızı
O zamanki gençler için özeldin
Yaşın geçmiş yaşlanmışın el kızı

Çok güzeldin güzelliğin yakardı
Seni gören bir kez daha bakardı
Görenlerin meyli sana akardı
Yaşın geçmiş yaşlanmışın el kızı

Herkes derdi böyle güzel olamaz
Seni gören herkes gözün alamaz
Sen gibi güzeli kimse bulamaz
Yaşın geçmiş yaşlanmışın el kızı

Güzelliğin her tarafa nam salmış
Gören insanların aklını almış
Etlerin çekilmiş kemikler kalmış
Yaşın geçmiş yaşlanmışın el kızı

Saçların dökülmüş görünmüş kelin
Bastona düşmüşsün bükülmüş belin
Buruşmuş bedenin dökülmüş telin
Yaşın geçmiş yaşlanmışın el kızı

Bu Ahmet Erbay’ın sendedir gözü
İkrarım ikrardır senettir sözü
Yanaklar çelikmiş kırışmış yüzü
Yaşın geçmiş yaşlanmışın el kızı

Yorum Bırak

YAŞLANMIŞIM BEN

Gençliğim kalmamış bedenim solmuş
Tüm etlerim sarkmış kırışık dolmuş
Simsiyah saçlarım bembeyaz olmuş
Saçlarım ağarmış yaşlanmışım ben

Çabuk yoruluyom bitmiyor işim
Ne bir dengim vardı ne de bir eşim
Birer birer düşmüş ağzımdan dişim
Dişlerim dökülmüş yaşlanmışım ben

Yorulmaz dinç idim yıllardan beri
Kanlarım kurudu bir kemik deri
Çekildi kalmadı gözümün feri
Gözlerim görmüyor yaşlanmışım ben

Sazım düzen tutmaz ötmüyor telim
O kadar hızlıydım kesildi yelim
Kaşığı tutamam titriyor elim
Ellerim titriyor yaşlanmışım ben

Yaşım ilerledi hep beni yıktı
Gençlik elden gitti canımı sıktı
Bastona dayandım kamburum çıktı
Bellerim bükülmüş yaşlanmışım ben

Yazık Ahmet Erbay gidemez yola
İki adım gider hep verir mola
Kalkarken tutunur hep sağa sola
Yola gidemiyom yaşlanmışım ben

Yorum Bırak

YAŞLANMADAN YAŞAYALIM

Gel seninle kavil karar edelim
Yaşlanmadan yaşayalım kız senle
Gönlün götürdüğü yere gidelim
Yaşlanmadan yaşayalım kız senle

Yaşayalım çekilmeden kanımız
Sefa sürek ağrımadan yanımız
Ecel gelip almak ister canımız
Yaşlanmadan yaşayalım kız senle

Eğlenelim bastonlara düşmeden
Sular seller kurumadan çeşmeden
Gençlik gidip derdimizi deşmeden
Yaşlanmadan yaşayalım kız senle

Yoruluruz uzun olur yolumuz
Vakti geçer sevip sarmaz kolumuz
İhtiyarlık döker gider dolumuz
Yaşlanmadan yaşayalım kız senle

Ferin kalmaz çıkamayız yokuşu
Sesi çıkmaz ötmez kafeste kuşu
Saç ağarır tutmaz başında poşu
Yaşlanmadan yaşayalım kız senle

Sebep sensin Ahmet kime darılsın
Fırsat bile vermedin ki sarılsın
Düşmanımız çatlayıp ta yarılsın
Yaşlanmadan yaşayalım kız senle

Yorum Bırak

YAŞLANIYOM GALİBA

Damaklar çekildi dişler çürüdü
İki gözüme de ağlar yürüdü
Saçımı başımı beyaz bürüdü
Eyvah eyvah yaşlanıyom galiba

Yatamıyom bacaklarım sızılar
Kulaklarım arı gibi vızılar
Böyleyimiş kader ile yazılar
Eyvah eyvah yaşlanıyom galiba

Yemeği yiyemem titriyor elim
Saçlarım döküldü göründü kelim
Arada sırada ağrıyor belim
Eyvah eyvah yaşlanıyom galiba

Yokuşlarda daralıyor nefesim
Yerine sığmıyor göğüs kafesim
Bir zaman gür idi çıkmıyor sesim
Eyvah eyvah yaşlanıyom galiba

Yemeklerde abur cubur yiyemem
Ayağıma çorabımı giyemem
Kabullenip yaşlandım da diyemem
Eyvah eyvah yaşlanıyom galiba

Ahmet Erbay yaşın geldi geçiyor
Bedenimiz her bir şeyi seçiyor
Her geçen gün kanımızı içiyor
Eyvah eyvah yaşlanıyom galiba

Yorum Bırak