İçeriğe geç

Yazar: Ahmet Erbay

SÖZ EDERİM ADINDAN

Her fırsatta söz ederim adından
Farkın çoktur olur olmaz kadından
Çok tatlısın yenmiyor sun tadından
Şeker mi şerbet mi bal mısın gelin

Huriye benziyor baktım bir çala
Boyu fidan gibi ince bir dala
Yüzünde yanaklar dönmüştür ala
Kırmızı beyaz mı al mısın gelin

Altınlar alayım gerdana taksın
Dilerim tanrıdan sen bana haksın
Gidelim falcıya falına baksın
Burçlara benzersin fal mısın gelin

Sen daha tatlısın istemem balı
Neyime gerek ki dünyanın malı
İncesin mankenden andırır dalı
Eğrisi olmayan dal mısın gelin

Ahmet Erbay sana neylesin doktor
Kimseler bilmiyor dertlerin çoktur
Hiç sesin çıkmıyor dilin mi yoktur
Dilleri olmayan lal mısın gelin

Yorum Bırak

ÖPTÜM ÖPTÜM SARILDIM

Aylar sonra çıktı benim yoluma
Yüzlerini öptüm öptüm sarıldım
Beraber yürüdük girdi koluma
Yüzlerini öptüm öptüm sarıldım

Nasılsın diyerek halını sordum
Arada sırada sarıldım durdum
Onla ikimizin hayalin kurdum
Yüzlerini öptüm öptüm sarıldım

Ne kadar güzeldi baktım gözüne
Konuşurken mail oldum sözüne
Öpücük kondurdum iki yüzüne
Yüzlerini öptüm öptüm sarıldım

Uzun zaman sonra elinden tuttum
Bana bir şey oldu dilimi yuttum
Heyecandan her hal adın unuttum
Yüzlerini öptüm öptüm sarıldım

Ahmet Erbay gözlerine bakıyor
Ela gözler çakmak gibi çakıyor
Sarıldım ateşi beni yakıyor
Yüzlerini öptüm öptüm sarıldım

Yorum Bırak

GENÇ YAŞTA GELİN

Ölüm yakışır mı gencecik yaşta
Ölüm yakışmadı genç yaşta gelin
Doğum tarihinde yazıyor taşta
Ölüm yakışmadı genç yaşta gelin

Biricik yavrunu kimlere koydun
Şu yalan dünyadan ne zaman doydun
Yaşın kaç ki senin daha çok toydun
Ölüm yakışmadı genç yaşta gelin

Anam nerde diye yavrun arıyor
Ağlayarak başucuna varıyor
Arada bir cenazene sarıyor
Ölüm yakışmadı genç yaşta gelin

Kör olsun Azrail elimden aldı
Beni onulmadık dertlere saldı
Evin her yanında hatıran kaldı
Ölüm yakışmadı genç yaşta gelin

Ahmet Erbay sevenleri ağlıyor
Elleri koynunda kara bağlıyor
Bacı gardaş ciğerini dağlıyor
Ölüm yakışmadı genç yaşta gelin

Yorum Bırak

NETTİN SEKÜCEK

Bu kadar insanın içine daldın
Sevdiğim canımı ahrete saldın
Anamı babamı elimden aldın
Annemi babamı nettin Sekücek

Durmadan akıyor gözümün yaşı
Eller gül atıyor sen attın taşı
Acımadan aldın bacı gardaşı
Bacı gardaşımı nettin Sekücek

Bu senede bunlar düştü payıma
Hepsi teker teker girdi sayıma
Sıra geldi şimdi emmi dayıma
Emmimi dayımı nettin Sekücek

Neye muhtaç oldun şeker balamı
Nereye tutundum ince dalamı
Kara toprak aldı teyze halamı
Teyzemi halamı nettin Sekücek

Ahmet Erbay bırak artık peşimi
Köye varıp göremedim işimi
Bırakmadın aldın dostum eşimi
Dostumu eşimi nettin Sekücek

Yorum Bırak

BU NASIL HAYAT

Mesleğine göre bulamaz işi
Bu nasıl iş böyle bu nasıl hayat
Her olur olmazı beğenmez eşi
Bu nasıl iş böyle bu nasıl hayat

Bir yerde çalışıp alamaz para
Eş dost akrabayla açılır ara
Ciğerine işler onulmaz yara
Bu nasıl iş böyle bu nasıl hayat

Bir iş bulamıyor evinde yatar
Morali bozulur herkese çatar
Faturalar gelmiş batağa batar
Bu nasıl iş böyle bu nasıl hayat

Çoğu istemiyor bulamaz azı
Borcu ödenmemiş kesilmiş gazı
Gel de isyan etme bu nasıl yazı
Bu nasıl iş böyle bu nasıl hayat

Ahmet Erbay öleceğim acımdan
Borç istedim gardaşımdan bacımdan
Geçtim artık eleğim den sacımdan
Bu nasıl iş böyle bu nasıl hayat

Yorum Bırak

GÖZÜM KALDI

Gece gündüz hiç aklımdan çıkmıyor
Gözüm kaldı ela gözlü birinde
Deli gönül sevdi ondan bıkmıyor
Gözüm kaldı ela gözlü birinde

Hep giriyor hayalime düşüme
Sarılıp da saramadım döşüme
Olmayacak belli düştüm küşüme
Gözüm kaldı ela gözlü birinde

Tutam dedim bana vermez elini
Okşatmadı bana saçın telini
Bir kez olsun saramadım belini
Gözüm kaldı ela gözlü birinde

Öpem dedim asla kabul etmedi
Arada buluşmak bana yetmedi
Elimden tutup da benle gitmedi
Gözüm kaldı ela gözlü birinde

Ahmet Erbay yaklaşmadı yanıma
Öpüp sevip saramadım canıma
Benim sözüm ela gözlü hanıma
Gözüm kaldı ela gözlü birinde

Yorum Bırak

KADER YAZI BÖYLE

Büyük küçük evimize doldular
Kader yazı böyle ağlama anam
Allah’ın emriyle dünür oldular
Kader yazı böyle ağlama anam

Verdiniz ikrarı kesildi sözüm
Duygusallık çöktü akıyor gözüm
Ha bu gün ha yarın olmuyor çözüm
Kader yazı böyle ağlama anam

Gümüş tepsi ile yüzükler geldi
Sizleri düşünmek bağrımı deldi
Elin oğlu benim aklımı çeldi
Kader yazı böyle ağlama anam

Dualar ederek yüzüğü taktık
Beraber ağlayıp ağıtlar yaktık
Anam senin ile göz göze baktık
Kader yazı böyle ağlama anam

Ahmet Erbay bizde ikrarı verdik
Sözümüz kesildi murada erdik
Hayırlısı olsun her zaman derdik
Kader yazı böyle ağlama anam

Yorum Bırak

KULA KULLUK

Bunu bilir bunu söylerim Vallah
Kula kulluk etme sakın ha oğul
Senide onuda yaratmış Allah
Kula kulluk etme sakın ha oğul

Yaratan Allah döndürür çarkı
Hepimiz insanın nedir ki farkı
Senden farklı olsa evi ve barkı
Kula kulluk etme sakın ha oğul

Varıp da önüne eğilme asla
Seni yaratana sırtını yasla
Günahın kusurun tanrıya pasla
Kula kulluk etme sakın ha oğul

Ne imdat beklersin Allah kulundan
Batağa düşersen tutmaz kolundan
Hiç ayrılma yaratanın yolundan
Kula kulluk etme sakın ha oğul

Ahmet Erbay bir şey gelse başına
Ne imdat beklersin ondan boşuna
Dara düşsen bile bakmaz yaşına
Kula kulluk etme sakın ha oğul

Yorum Bırak

DE HE Mİ?

Gurbet ellerinden köye varınca
Hoş geldin deyip de seni sarınca
Nazlı yarim beni sana sorunca
Benzi soluk boynu bükük de he mi?

Sizleri bırakıp gurbete gitmiş
Koca memlekette kaybolup yitmiş
Gurbet ellerinde erimiş bitmiş
Hiç kalmamış sade çökük de he mi?

Yüzleri gülüp de murat almamış
Kimse yarasına merhem çalmamış
Dişleri dökülmüş bir tek kalmamış
Saç kalmamış dişi dökük de he mi?

Durmadan çalışmış nasırlı eli
Dökülmüş kalmamış saçının teli
Kendini yıpratmış bükülmüş beli
Kambur olmuş beli bükük de he mi?

Ahmet Erbay haktan verilmiş emir
Kararmış suratı sanki bir kömür
Vademiz kalmadı tükendi ömür
Hep ağlıyor ömrü sökük de he mi?

Yorum Bırak

BEN ÖPMEDİM Mİ?

Lamba ışığında önlük dikerken
Bulaşık suyunu camdan dökerken
Irgat ta seninle bulgur çekerken
İki yanağından ben öpmedim mi?

Sana aşık oldum onbeş yaşında
Suya gidiyorken çeşme başında
Helkeyle konduğun o tuz taşında
İki yanağından ben öpmedim mi?

Tarlada beraber ekin biçerken
Çalkama tas ile ayran içerken
Ekin patozlayıp tane seçerken
İki yanağından ben öpmedim mi?

Cuma akşamları giderken ceme
Bana o verdiğin sözünü yeme
Seni öptüğümü ellere deme
İki yanağından ben öpmedim mi?

Yanına yaklaşıp tuttum elinden
İki kollarımla sardım belinden
Al yanağın dudağından dilinden
İki yanağından ben öpmedim mi?

Ahmet Erbay damarımda kanımda
Helal olsun sana tatlı canımda
Sizin evde otururken yanımda
İki yanağından ben öpmedim mi?

Yorum Bırak