İçeriğe geç

Yazar: Ahmet Erbay

BİR GELİN

Genç yaşında kocasını yitirmiş
Elleri koynunda kalmış bir gelin
Hayal umut ne var ise bitirmiş
Elleri koynunda kalmış bir gelin

Yavrular yanında gözyaşı döker
Yükü çok ağırdır boynuna çöker
Çare yok kadere boynunu büker
Oturmuş kenara dalmış bir gelin

Odunu yok sobasına yakacak
Suyu kesik bilmem nasıl akacak
Ne yapıp ta çocuklara bakacak
Çaresiz kendini salmış bir gelin

Gözlerinin yaşı sel gibi akar
Hal ve hareketi ciğerler yakar
Kim ne derse onun gözüne bakar
Yavrusun böğrüne çalmış bir gelin

Ahmet Erbay bakma küçük yaşına
Çok hamarat biri bakar aşına
Almış yavruların toplar başına
Her türlü görevi almış bir gelin

Yorum Bırak

SEN ELİME GEÇERSİN

Covit çıktı yüzler asık gülemez
Ulan Covit sen elime geçersin
Bacı kardeş bir araya gelemez
Ulan Covit sen elime geçersin

Hiç kimse kimsenin kapsın çalmaz
Hısım akrabalar misafir almaz
Korkudan bir gece yatıya kalmaz
Ulan Covit sen elime geçersin

Eve gelse içeriye girmiyor
Yaklaşıp ta selam bile vermiyor
Aylar olmuş torununu görmüyor
Ulan Covit sen elime geçersin

Düğün dernek olmaz sayende bitti
Nice gelin damat nikâhtan gitti
Artık çekilmiyor canıma yetti
Ulan Covit sen elime geçersin

Ahmet Erbay kestin benim yolumu
Kırdın benim kanadımı kolumu
Kaç can aldın yeter böyle olumu
Ulan Covit sen elime geçersin

Yorum Bırak

BEN ÖLÜRÜM YAVRULAR

Çok acele ambulansı çağırın
Çok yaşamam ben ölürüm yavrular
Kimse yok mu komşulara bağırım
Çok yaşamam ben ölürüm yavrular

Mekân oldu hastanenin köşesi
Damlar durur bitmez serum şişesi
Ecel geldi boyu yere düşesi
Çok yaşamam ben ölürüm yavrular

Hemşire geliyor elinde iğne
Vizite geziyor doktoru diğne
Gele gide bıktım yolunu çiğne
Çok yaşamam ben ölürüm yavrular

Ölürüm ölmeye üzerim soyun
Girin musallada bir güzel yuyun
Sarın kefenime tabuta koyun
Çok yaşamam ben ölürüm yavrular

Ahmet Erbay karaları bağlasın
Ben ölünce kolu komşu ağlasın
Beni seven herkes yürek dağlasın
Çok yaşamam ben ölürüm yavrular

Yorum Bırak

AYLAR GEÇTİ YILLAR GEÇTİ

Sen gittin gideli gülmedi yüzüm
Aylar geçti yıllar geçti gelmedin
Gözümün önünde bir salkım özüm
Aylar geçti yıllar geçti gelmedin

Aylar yıllar geçti dönmedin geri
Bir anda kayboldun belirsiz yeri
Meraktan çatladık bir ara heri
Aylar geçti yıllar geçti gelmedin

Başına koşarım telefon çalsa
Çok mutlu olurum bir selam salsa
Gelirken bizlere hediye alsa
Aylar geçti yıllar geçti gelmedin

Her fırsatta çıkıp bakarım yola
Bize sürpriz yapıp gelir mi ola
Çabuk gel yuvana vermesin mola
Aylar geçti yıllar geçti gelmedin

Ahmet Erbay herkes özledi seni
Yavrun yokluğunu anladı yeni
Gelirsen çok mutlu edersin beni
Aylar geçti yıllar geçti gelmedin

Yorum Bırak

HAKKIN RAHMETİNE KAVUŞTU

Babam hastalandı doktora gittik
Adımız okundu kapıyı yittik
Doktor kanser dedi o anda bittik
Hakkın rahmetine kavuştu babam

Aldılar odaya günlerce yattı
Belki de son günler geldi de çattı
Diyordu sırtıma ranzalar battı
Hakkın rahmetine kavuştu babam

Babamın yanında sırayla kaldık
Canının çektiği ne varsa aldık
Özel eşyaların toplayıp saldık
Hakkın rahmetine kavuştu babam

Anneme selam et burdan varınca
Ağrın sızın kalmaz toprak sarınca
Seni incitmesin böcek karınca
Hakkın rahmetine kavuştu babam

Ahmet Erbay Allah rahmet eylesin
Demedin mi yavrularım neylesin
Duyan canlar duymayana söylesin
Hakkın rahmetine kavuştu babam

Yorum Bırak

SÜRDÜ BİZİM MALLARI

Hasan gardaşımla giderdik mala
Killikte yayardık bak sen şu hala
Birisi geliyor baktık dörtnala
Cemoğ emmi sürdü bizim malları

Killiğin güneyden kovuyor bizi
Diyor ki varırsam döğerim sizi
Tehditler yağıyor bize bir dizi
Cemoğ emmi sürdü bizim malları

Hışımla gelerek bizlere çattı
Def olun gidin yoncalar battı
Bizim malımızı önüne kattı
Cemoğ emmi sürdü bizim malları

Gele geldik biz yunağın çayıra
Üstünden dolaştım çıktım bayıra
Yeter artık dedim Allah kayıra
Cemoğ emmi sürdü bizim malları

Saygımdan sustum büyüktü yaşı
Yaklaştım yanına savurdum taşı
Eğildi az kalsın yiyordu başı
Cemoğ emmi sürdü bizim malları

İlk defa rastladım bu nasıl işti
Fatma abla gördü bana çekişti
Malın önü gidip evleri geçti
Cemoğ emmi sürdü bizim malları

Ahmet Erbay malı aldık getirdik
Yine tekrar killiklere götürdük
Çok sürmedi çekişmeyi bitirdik
Cemoğ emmi sürdü bizim malları

Yorum Bırak

KEŞKE GERİ GELSE

Nereden başlayım bilmem ki söze
Dereler her yanı olurdu göze
Oduna giderdik çataldan yüze
Keşke geri gelse o eski günler

Madımak efelik nivik toplardık
Sudan geçemezdik taştan hoplardık
Kendiri döğerken amma coplardık
Keşke geri gelse o eski günler

Kazan kazan tarhanalar dökerdik
Yağlı yapar aç kuş gibi çökerdik
Çorbanın içine ekmek bükerdik
Keşke geri gelse o eski günler

Azıcık mercimek bulgur pilavı
Sobanın üstünde alırdı tavı
Giderdik ormana severdik avı
Keşke geri gelse o eski günler

Dağlarda çay yapar tasla içerdik
Kuşluğa gelirdi davar seçerdik
Suya dalıp ırmaklardan geçerdik
Keşke geri gelse o eski günler

Eylül aylarında ırgat olurdu
Seven sevdiğini orda bulurdu
Semahlar dönerek mutlu olurdu
Keşke geri gelse o eski günler

Ahmet Erbay memleketin hayranı
Yapardık yemeği yanda ayranı
Gidip köyümüzde etsek bayramı
Keşke geri gelse o eski günler

Yorum Bırak

ANAMI BİTİRMİŞ

Annem hastalanıp akşamdan yatmış
Hastalık anamı bitirmiş gardaş
Çok perişan olmuş ortalık batmış
Hastalık anamı bitirmiş gardaş

Pencereden imdat diye bağırmış
Kolu komşu ambulansı çağırmış
Hastane de annem sade ağırmış
Hastalık anamı bitirmiş gardaş

Apar topar müsaadeye almışlar
Kimsesi yok çok perişan kalmışlar
Ağlayarak gözyaşını salmışlar
Hastalık anamı bitirmiş gardaş

Acı haber nede çabuk ulaşır
Dikkat edin bu hastalık bulaşır
Yürüdükçe ayakları dolaşır
Hastalık anamı bitirmiş gardaş

Ahmet Erbay annem öldü ölecek
Korkuyorum ecel bizi bölecek
Bundan sonra yüzüm nasıl gülecek
Hastalık anamı bitirmiş gardaş

Yorum Bırak

BURNUMDA TÜTÜYOR

Kızıl iniş derler acayip rampa
Burnumda tütüyor Tokat elleri
Yazın yaylalara giderler kampa
Burnumda tütüyor Tokat elleri

Yemesi hoş olur Tokat çemeni
Yiyince bekliyor güzel demeni
Çarşıda bulunuz basma yemeni
Burnumda tütüyor Tokat elleri

Zile pekmezin çok güzel tadı
Her nereye gitsen söylenir adı
Dünyaya nam salmış Tokat’ın badı
Burnumda tütüyor Tokat elleri

Şu Pazar da mağarayı gezelim
Almus barajına gidip yüzelim
Taze peynir yapıp onu süzelim
Burnumda tütüyor Tokat elleri

Saymakla bitmiyor Tokat’ın ünü
Çok neşeli geçer herkesin günü
Gazi Osman paşa söylenir dünü
Burnumda tütüyor Tokat elleri

Ahmet Erbay orda açtım gözümü
Meşhur olur Erbaa’nın üzümü
Çermiklerde yıkıyorum yüzümü
Burnumda tütüyor Tokat elleri

11
Yorum Bırak

ÇİLEMİ DOLDUR

Verdiğin çileler perişan etti
Şu benim çilemi doldur yaradan
Atık çekemiyom canıma yetti
Şu benim çilemi doldur yaradan

Bırak da güleyim çok çile çektim
Sayısı belirsiz gözyaşı döktüm
Yüzüm gülmez oldu çöktükçe çöktüm
Şu benim çilemi doldur yaradan

Kul olan çekemez verdiğin derdi
Sesim çıkmadıkça verdikçe verdi
Yeter kurban olam beni çok gerdi
Şu benim çilemi doldur yaradan

Bakın görün daha fazla yaşamam
Irmak olup ben bendimden taşamam
Tek başıma engelleri aşamam
Şu benim çilemi doldur yaradan

Ahmet Erbay dertli düşünür durur
Derdini diyemez yapıyor gurur
Gelen giden bulmuş garibe vurur
Şu benim çilemi doldur yaradan

Yorum Bırak